Nebe Suresi 78-80
Nebe Suresi 78-80 ( (Büyük Haber)
SEVGİ VE MERHAMETİ SONSUZ ALLAH’IN ADIYLA
- Ne hakkında tartışıyorlar?
- Büyük Haber ile ilgili olarak,
- Anlaşamadıkları konuda.
- Muhakkak ki onlar yakında bileceklerdir!
- Muhakkak ki şüphesiz ki onlar yakında bileceklerdir!
- Biz yeryüzünü geniş bir alan yapmadık mı?
- Ve kazık olarak dağları?
- Ve sizi çift çift/çiftler halinde yaratmadık mı?
- Ve dinlenmek için uykunuzu,
- Geceyi örtü kılarak,
- Ve günü bir geçim aracı yapmadık mı?
- Ve üzerinize yedi kat göğü bina etmedik mi?
- Ve orada bir nur koymadık mı?
- Ve bulutlardan bol bol su indirmiyor muyuz?
- Ki onunla mısır ve sebze üretelim,
- Ve şaşalı büyüyen bahçeler?
- Muhakkak ki Kıyamet Günü takdir edilmiş bir gündür.
- Sûr’a üfürüleceği ve bölük bölük çıkacağınız gün;
- Ve gökler sanki kapılar varmış gibi açılacak,
- Ve dağlar bir serap gibi yok olacak.
- Muhakkak ki cehennem, bir pusu yeri gibidir-
- Haddi aşanlara bir varış yeri:
- Onlar orada asırlarca/çağlar boyunca/devirlerce kalacaklardır.
- Orada ne serinlik tadacaklar, ne de bir içecek.
- Kaynayan bir sıvı ve karanlık, bulanık, son derece soğuk bir sıvı-
- Onlar için uygun bir karşılık.
- Çünkü yaptıklarının hesabından korkmazlardı,
- Ancak küstahça âyetlerimizi yalanladılar.
- Ve her şeyi bir defterde muhafaza ettik.
- “Öyleyse tadın yaptıklarınızın semeresini, çünkü biz size azaptan başka bir artış vermeyeceğiz.”
- Muhakkak ki Salihlere kalplerindeki arzular yerine getirilecektir.
- Kapalı bahçeler ve Asmalar;
- Eşit Yaştaki arkadaşlar/eşler/yoldaşlar;
- Ve ağzına kadar dolu bir bardak.
- Orada ne bir boş söz işitecekler, ne de bir yalan: –
- Rabbinden bir lütuf olarak fazlasıyla yeten bir karşılık-
- Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabbi, Rahmân Allah’tan: Hiç kimse O’nunla tartışmaya güç yetiremez.
- Ruh’un ve meleklerin saf saf dizildiği gün, Rahmân’ın izin verdiğinden başkası konuşamaz ve O, doğruyu/doğru olanı söyler.
- İşte o gün kesin gerçek olacaktır: O halde kim dilerse doğrudan Rabbine dönsün!
- And olsun ki, biz sizi yakın bir azapla uyardık; insanın kendi elleriyle yapıp ettiklerini gördüğü ve kâfirlerin şöyle diyeceği gün: “Vay halime! Keşke sadece toprak olsaydım!”
Nabaa, or The (Great) News.
In the name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.
-
Concerning what are they disputing?
-
Concerning the Great News,
-
About which they cannot agree.
-
Verily, they shall soon (come to) know!
-
Verily, verily they shall soon (come to) know!
-
Have We not made the earth as a wide Expanse,
-
And the mountains as pegs?
-
And (have We not) created you in pairs,
-
And made your sleep for rest,
-
And made the night as a covering,
-
And made the day as a means of subsistence?
-
And (have We not) built over you the seven firmaments,
-
And placed (therein) a Light of Splendor?
-
And do We not send down from the clouds water in abundance,
-
That We may produce therewith corn and vegetables,
-
And gardens of luxurious growth?
-
Verily the Day of Sorting Out is a thing appointed, —
-
The Day that the Trumpet shall be sounded, and ye shall come
forth in crowds;
-
And the heavens shall be opened as if there were doors,
-
And the mountains shall vanish, as if they were a mirage.
-
Truly Hell is as a place of ambush, —
-
For the transgressors a place of destination:
-
They will dwell therein for ages.
-
Nothing cool shall they taste therein, nor any drink,
-
Save a boiling fluid and a fluid, dark, murky, intensely
cold, —
-
A fitting recompense (for them).
-
For that they used not to fear any account (for their
deeds),
-
But they (impudently) treated Our Signs as false.
-
And all things have We preserved on record.
-
“So taste ye (the fruits of your deeds); for no increase
shall We grant you, except in Punishment.”
- Verily for the Righteous there will be a fulfillment of (the
Heart’s) desires;
-
Gardens enclosed, and Grapevines;
-
Companions of Equal Age;
-
And a Cup full (to the Brim).
-
No Vanity shall they hear therein, nor Untruth; —
-
Recompense from thy Lord, a Gift, (amply) sufficient, —
-
(From) the Lord of the heavens and the earth, and all
between, –(Allah) Most Gracious: None shall have power to argue
with Him.
- The Day that the Spirit and the angels will stand forth in
ranks, none shall speak except any who is permitted by (Allah)
Most Gracious, and he will say what is right.
- That Day will be the sure Reality: Therefore, whoso will,
let him take a (straight) Return to his Lord!
- Verily, We have warned you of a Penalty near, –the Day when
man will see (the Deeds) which his hands have sent forth, and
the Unbeliever will say, “Woe unto me! Would that I were (mere)
dust!”
