Mülk Suresi 67-77
Mülk Suresi 67-77 ( Egemenlik, Hakimiyet )
SEVGİ VE MERHAMETİ SONSUZ ALLAH’IN ADIYLA
- Mülk/Hakimiyet elinde olan Allah ne yücedir; ve O her şeye kadirdir;
- O, hanginizin daha güzel amel yapacağını/işleyeceğini denemek için ölümü ve hayatı yaratandır. O, üstün güç sahibidir, çok bağışlayandır.
- Yedi göğü birbiri üzerinde yaratan O’dur: Rahmân olan Allah’ın yaratmasında bir orantısızlık göremezsin. O halde nazarını/görüşünü/vizyonunu yeniden/tekrar çevir: Bir kusur görüyor musun?
- Görüşünüzü ikinci kez çevirin: görüşünüz size donuk ve rahatsız, yıpranmış bir durumda geri dönecektir.
- Ve biz, ezelden beri göğü kandillerle/yıldızlarla süsledik ve o kandilleri şerleri savuşturan gülleler/füzeler/mermiler/atılan şeyler kıldık ve onlar için alevli ateş azabını hazırladık.
- Rablerini ve Azizlerini inkar edenler için cehennem azabı vardır: ne kötü bir varış yeridir.
- Oraya atıldıklarında, alevler saçarken bile onun korkunç soluğunun çekildiğini işitecekler.
- Neredeyse öfkeden patlayacak gibi: Ne zaman oraya bir Grup atılsa, Muhafızları soracak: “Size bir Uyarıcı gelmedi mi?”
- Derler ki: “Evet, bize bir uyarıcı geldi de biz onu yalanladık ve “Allah hiçbir mesaj indirmedi, siz amansız bir aldanıştan başka bir şey içinde değilsiniz!” diye konuştuk”
- Yine derler ki: “Keşke dinleseydik veya aklımızı kullansaydık şimdi alevli ateşin ehli arasında olmazdık!”
- İşte oracıkta günahlarını itiraf edecekler: fakat bağışlanma alevli ateşin ashabından uzaktır!
- Görmedikleri halde Rablerinden korkanlara gelince, onlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
- Sözünüzü gizleseniz de açığa vursanız da, şüphesiz O, bütün kalplerin sırlarını hakkıyla bilendir.
- Bilmesi gerekmez mi, – Yaratanın O olduğunu? O, sırların en güzelini bilen ve onlardan haberdar olandır.
- O, yeryüzünü sizin için idare edilebilir/yönetilebilir kılandır. O halde siz onun yollarını gezin ve O’nun verdiği rızıklardan yararlanın: Ancak yeniden diriliş O’nadır.
- O gökte olanın yeryüzü depremde olduğu gibi sarsıldığında yerin sizi yutmasına sebep olmayacağından emin misiniz?
- Yoksa O göktekinin Uyarımın ne kadar korkunç olduğunu bilesiniz diye üzerinize taş yağmurlu şiddetli bir kasırga/hortum göndermeyeceğinden emin misiniz?
- Ama onlardan öncekiler uyarımı yalanladılar: Sonra o zaman onları reddetmem ne kadar korkunç oldu?
- Üstlerinde kanatlarını açıp kapatan kuşları görmezler mi? Rahman olan Allah’tan başkası onları destekleyemez/kaldıramaz. Şüphesiz Allah Rahmandır. Şüphesiz O, her şeyi gözetleyendir.
- Hayır, Rahman olan Allah’tan başka size ordu bile de olsalar yardım edebilecek kim var? Kâfirler, ancak bir aldanma içindedirler.
- Veya O, rızkını keserse, sizi rızıklandıracak kim var? Hayır, onlar küstahça dinsizlikte/saygısızlıkta ve Hak’tan kaçmakta inatla ısrar ederler.
- O hâlde, yüzü yere eğik olarak, baş aşağı yürüyen mi daha doğru yoldadır, yoksa dosdoğru bir yolda dümdüz yürüyen mi?
- De ki: “Sizi yaratan, sizi büyüten, size işitme, görme, hissetme ve anlama/kavrayış güçleri/yetileri veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
- De ki: “Sizi yeryüzünde çoğaltan O’dur ve O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
- Eğer doğruyu söylüyorsan, bu söz ne zaman gerçekleşecek diye soruyorlar?-
- De ki: “Zamanın bilgisine gelince, o yalnızca Allah katındadır: Ben ancak alenen uyarmak için gönderildim.”
- Sonunda onu yakın gördüklerinde, kâfirlerin yüzleri asılacak ve onlara: “İşte, çağırdığınız söz yerine geldi!” denilecek.
- De ki: “Görüyor musunuz? Allah beni ve benimle beraber olanları helâk etse veya bize rahmet etse de, kâfirleri çetin bir azaptan kim kurtarabilir?”
- De ki: “O, Rahman’dır. Biz O’na inandık ve O’na tevekkül ettik. Artık hangimizin açık bir sapıklık içinde olduğunu yakında bileceksiniz.”
- De ki: “Görüyor musunuz? – Eğer akıntınız/dereniz bir sabah yerin altında kaybolursa, o zaman kim size temiz akan su sağlayabilir?”
Mulk, or Dominion.
In the name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.
- Blessed be He in Whose hands is
Dominion; and He over all things hath Power; —
- He Who created Death and Life, that He may try which of you
is best in deed: And He is the Exalted in Might, Oft-Forgiving;
—
- He Who created the seven heavens one above another: No want
of proportion wilt thou see in the Creation of (Allah) Most
Gracious. So turn thy vision again: Seest thou any flaw?
- Again turn thy vision a second time: (Thy) vision will come
back to thee dull and discomfited, in a state worn out.
- And We have (from of old), adorned the lowest heaven with
Lamps, and We have made such (Lamps) (as) missiles to drive away
the Evil Ones, and have prepared for them the Penalty of the
Blazing Fire.
- For those who reject their Lord (and Cherisher) is the
Penalty of Hell: And evil is (such) destination.
- When they are cast therein, they will hear the (terrible)
drawing in of its breath even as it blazes forth,
- Almost bursting with fury: Every time a Group is cast
therein, its Keepers will ask, “Did no Warner come to you?”
- They will say: “Yes indeed; a Warner did come to us, but we
rejected him and said `Allah never sent down any (Message): Ye
are in nothing but an egregious delusion!’”
- They will further say: “Had we but listened or used our
intelligence, we should not (now) be among the Companions of the
Blazing Fire!”
- They will then confess their sins: But far will be
(Forgiveness) from the Companions of the Blazing Fire!
- As for those who fear their Lord unseen, for them is
Forgiveness and a great Reward.
- And weather ye hide your word or publish it, He certainly
has (full) knowledge, of the secrets of (all) hearts.
- Should He not know, –He that created? And He is the One
that understands the finest mysteries (and) is well acquainted
(with them).
- It is He Who has made the earth manageable for you, so
traverse ye through its tracts and enjoy of the Sustenance which
He furnishes: But unto Him is the Resurrection.
- Do ye feel secure that He Who is in Heaven will not cause
you to be swallowed up by the earth when it shakes (as in an
earthquake)?
- Or do ye feel secure that He Who is in Heaven will not send
against you a violent tornado (with showers of stones), so that
ye shall know how (terrible) was My warning?
- But indeed men before them rejected (My warning): Then how
(terrible) was My rejection (of them)?
- Do they not observe the birds above them, spreading their
wings and folding them in? None can uphold them except (Allah)
Most Gracious: Truly it is He that watches over all things.
- Nay, who is there that can help you, (even as) an army,
besides (Allah) Most Merciful? In nothing but delusion are the
Unbelievers.
- Or who is there that can provide you with Sustenance if He
were to withhold His provision? Nay, they obstinately persist in
insolent impiety and flight (from the Truth).
- Is then one who walks headlong, with his face grovelling,
better guided, –or one who walks evenly on a Straight Way?
- Say: “It is He Who has created you (and made you grow), and
made for you the faculties of hearing, seeing, feeling and
understanding: Little thanks it is ye give.
- Say: “It is He Who has multiplied you through the earth, and
to Him shall ye be gathered together.”
- They ask: “When will this promise be (fulfilled)? –If ye
are telling the truth.”
- Say: “As to the knowledge of the time, it is with Allah
alone: I am (sent) only to warn plainly in public.”
- At length, when they see it close at hand, grieved will be
the faces of the Unbelievers, and it will be said (to them):
“This is (the promise fulfilled), which ye were calling for!”
- Say: “See ye? –If Allah were to destroy me and those with
me, or if He bestows His Mercy on us, –yet who can deliver the
Unbelievers from a grievous Penalty?”
- Say: “He is (Allah) Most Gracious: We have believed in Him
and on Him have we put our trust: So, soon will ye know which
(of us) it is that is in manifest error.”
- Say: “See ye? –If your stream be some morning lost (in the
underground earth), who then can supply you with clear flowing
water?”
