İnşirah Suresi 94-12
( Genişleyen/Genişletilen Vicdan, Vicdanın Genişlemesi)

SEVGİ VE MERHAMETİ SONSUZ ALLAH’IN ADIYLA
- Sana vicdanını/göğsünü genişletmedik mi/ Biz senin vicdanını genişletmedik mi? –
“Musa yalvararak: “Ey Rabbim! Göğsüme genişlik ver,” :Taha 25
Vicdan, insanoğlunun en yüce duygularının sığınağıdır; bilgiyle, sevgiyle, şefkatle örülü o derin hazine, insanı İlahi kudrete en yakın kılan cevherlerin saklı olduğu kutlu bir yerdir. İşte Peygamber’in doğası da, bu derin vicdanın izinden giderek arıtılmış, genişlemiş ve yücelmiştir. Öyle ki, O, tüm yaratılışa rahmet olarak gönderilmiştir.
Böyle bir insan, sıradan insanlığın alt güdüleriyle gelen utanç verici saldırılara kulak asmaz, görmezden gelebilir. Onun vicdanı ve ruhu, o kadar yükseğe çıkmıştır ki, dünyevi çamurlar ona bulaşmaz. Ama bu, onun sadece içsel bir huzura eriştiği anlamına gelmez. O, aynı zamanda, Allah’ın kullarını zulümden korumak, onları baskı altında ezmek isteyenlere karşı dimdik durmak gibi zorlu bir mücadele yükünü de sırtlanmıştır. Bu yıpratıcı, zorlu savaşta, gücü ve cesareti ona dayanak olmuştur. Zira O, hem hakikati ortaya çıkarmak, hem de Allah’ın adaletini yeryüzüne indirmek için varlık ve oluşun mücadelesini omuzlamıştır.
Allah’ın lütfu ve iradesiyle, Peygamber, yalnızca kendisi için değil, tüm insanlık için bir ışık olmuştur.
“Doğrusu biz senin göğsünün daraldığını biliyoruz.” : Hicr 97
Kalbini Allah’ a aç ey insan.
- Ve senden yükünü kaldırmadık mı/indirmedik mi,
Bir insanın günaha, kötülüğe karşı tek başına savaşması gerçekten çok acılı, zorlu ve bel büken bir yüktür. Ancak Allah, lütuf ve yardımını gönderir ve bu yük, Tek Gerçek Tanrı’nın hizmetinde ortadan kalkar ve O’nun koruyuculuğu ve desteğiyle sevince ve zafere dönüştürülür.
- Sırtını inciten/belini büken?-
Sıkıntı, bunalım, stres gibi haller geçicidir. Bunları yenmenin çeşitli yolları bulunmaktadır ve bu sorunlara takılıp kalınmamalıdır. Rabbiniz geriliminizi, daralmanızı, bunalmanızı ve stresli halinizi sizi rahatlatarak, bir ferahlık/kolaylık vererek giderecektir.
- Ve sahip olduğun saygıyı/itibarını yükseltmedik mi?
Peygamber’in faziletleri, karakterinin yüceliği ve insanlığa olan sevgisi, daha hayattayken tam olarak tanınmıştı ve ismi, insanlığın kahramanları arasında en önlerde yer alıyor.
“Onun hayatından sonraki nesillerde, devam eden güzel gelenekler, övgülerle dolu hâtıralar bıraktık.” : Saffat 119
Allah Peygamberimizi toplumda güvenilir, emin birisi olarak anılmasını sağlamıştır. Onu elçisi yaparak itibarını yükseltmiştir. O Allah’ını büyük bir arzuyla aramış, Allah’ta Onu bu göreve layık görmüş ve seçmiştir.
- O halde, şüphesiz her zorlukta bir kolaylık vardır:
Bu ayet ekstra vurgu için tekrarlanır.
İnsanların karşılaştığı zorluklar ve sıkıntılar ne olursa olsun, Allah her zaman bir çözüm, bir çıkış, bir ferahlık, bir kolaylık ve mutluluğa götüren bir yol sağlar, yeter ki O’nun Yoluna uyup imanımızı/inancımızı sabır ve iyilik yaparak gösterelim.
- Muhakkak ki her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
“Biz ona saadet yolunu mutlaka kolaylaştıracağız.” : Leyl 7
- Bu nedenle, bir görevinden/işten boşalır boşalmaz/kurtulduğunda, yine de çok çalış, yeni bir işe koyul,
Zorluklar geçip gittiğinde gevşemek, dinlenmek olmaz. Mücadele devam eder. Rahata kavuştuğun, özgürlüğe eriştiğin an, yeni bir adımın eşiğindesin demektir. Çünkü insanın, hele ki Allah’ın sevgili kullarının işi bitmez. Bir mücadele sona erdiğinde, bir başka görev bekler; durmak yok, yılmak yok.
Peygamber de vaaz vermekten, insanları doğru yola çağırmaktan, kötülüğü kınamaktan, zulme karşı durmaktan asla geri durmadı. Her sıkıntıyı aştığında, bir başka engelle karşılaştı ama bu onu asla yıldırmadı. Her yeni günde, sabırla yeni bir işe koyuldu. Zira biliyordu ki, mücadele bittiğinde bile bir başka görev, bir başka adım başlar.
Yaratıcılık, tıpkı insan hayatı gibi durmaksızın akar. Bir iş bitmeden yenisi doğar. İşte insanın özünde de bu vardır; adım adım, sabırla yürümek. Allah’ın razı olduğu yol, durmaksızın ve kararlılıkla yeni uğraşlara dalmaktır. O, insanı bu yolculukta yalnız bırakmaz, destekler; ancak durmak, duraksamak bize yakışmaz.
- Ve bütün dikkatini Rabbine çevir / Rabbine yönel.
Allah’ın mülkü de hükmü de her şeydir. İnsanların gözünde büyük görünen, dünyada kıymet biçilen şeyler aslında gelip geçicidir, esasen birer yanılgıdır. Oysa ki, dünyevi başarı, her ne kadar bir amaca hizmet ediyor gibi görünse de, bazen ruhun gerçek büyüklüğüne ulaşmasına engel olabilir.
Dünyanın aldatıcı ışıltısı, insanı asıl hedefinden saptırabilir. Zenginlik, şan, makam… Bunlar, insanı oyalayan gölgelerden ibarettir. Oysa hakiki büyüklük, ruhun Allah’a yönelmesinde, O’na bağlanmasında, O’nun huzuruna tam teslimiyetle çıkabilmekte gizlidir. Salih insanın gönlündeki tek gerçek hedef, yalnızca Allah’tır. O’na varan yol, başka hiçbir şeyle kıyaslanamaz; çünkü nihayetinde, dünya bir yanılgıdır, asıl olan Allah’ın iradesidir.
Inshirah, or The Expansion.
In the name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.
- Have We not expanded thee thy breast? —
- And removed from thee thy burden,
- The which did gall thy back? —
- And raised high the esteem (in which) thou (art held)?
- So, verily, with every difficulty, there is relief:
- Verily, with every difficulty there is relief.
- Therefore, when thou art free (from thine immediate task),still labor hard,
- And to thy Lord turn (all) thy attention.
