← Listeye Dön

İhlas Suresi

2025-04-20

kuranquranfurkan

İhlas Suresi 112-22

(İnancın Saflığı, Paklığı)

SEVGİ VE MERHAMETİ SONSUZ ALLAH’IN ADIYLA

  1. De ki: O Allah’tır, birdir;

Allah’ın doğası burada betimleniyor.

“O, kesinlikle hak ilâh olan Allah’tır. Duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilendir. O, sınırsız rahmeti ve engin merhameti ile hayat veren, yaşatan, koruyan, rahmetine, merhametine, lütfuna, mükâfatlarına ve hayırlara mazhar eden, Rahman ve rahim olan Allah’tır.” : Haşr 22

“O, kesinlikle hak ilâh olan Allah’tır. Mülkün sahibi ve tek hâkimidir. Her türlü noksanlıktan, ayıptan münezzeh, en büyük kutsaldır. Âfetten, kederden, dertten, zevalden uzak, bütün varlıkların selâmet kaynağıdır. İman, emniyet ve güven veren, güvenilen bir varlıktır. Görüp gözeten, koruyan, hakkı belirleyen ölçüyü koyan ve murakabe edendir. Kudret sahibi, hükümran ve üstündür. Dilediği icraatı yapan, gücüne karşı konulmayandır. Büyüklük, ululuk ve azamet sahibidir. Allah, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.” : Haşr 23

“O, yaratan, varlıkları ayırıcı özelliklerle düzenli, sağlıklı, âhenkli ve dengeli yaratmaya devam eden, mahlûkata dilediği, planladığı gibi, çehre, vücut hatları ve şekil veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı onun koyduğu düzen içinde görevlerini yaparak O’nun şanını yüceltmektedir, O’nu zikretmektedir. O, hikmet sahibi, kudretli ve hükümrandır.” : Haşr 24

“Göklerdeki varlıkların, imkânların ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı; mülkün sahibini, hâkimini, her türlü noksanlıktan, ayıptan uzak en büyük kutsalını, kudretlisini, hikmet sahibini ve hükümranını, Allah’ı, koyduğu düzen içinde görevlerini yaparak tesbih ve zikrediyorlar.” : Cuma 1

Ve Ayet Kursi bu ayeti mükemmel tefsir yapar:

“O Allah’tır, Allah. Hak ilâh yalnızca O’dur. Ebedî hayat ile diri, ölümlü olmaktan uzaktır. Varlık âlemini ayakta tutan ve düzenini elinde bulunduran O’dur. Onu ne gaflet basar ne de uyku. Göklerdeki varlıkların ve imkânların hepsi ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı O’nun mülkündedir, O’nun tasarrufundadır. O’nun yanında, benzer sıfatların tecellisiyle kudret ve tasarruf kullanan eş bir varlık olmak kimin haddine? Yalnızca O’nun izniyle ilâhî planlamayı yürütenlere görev dağılımı yapılır. O kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını, bildiklerini, bilgi ve idrakları dışında olanı, dünyalarını ve âhiretlerini bilir. Onlar ise, O’nun sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan kadarının dışında, O’nun ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. Onun hâkimiyeti, saltanatı, kudreti, otoritesi ve düzeni bütün gökleri ve yeri içine alır. Gökleri ve yeri bir bütünlük içinde tek elden tedbir ile idare etmek, gözetmek, korumak, taahhütlerini yerine getirmek Allah’ı yormaz, Allah’a ağır da gelmez. O şanı yüce Allah pek yüce, pek büyüktür.” : Bakara 255

İnsanların ve milletlerin Allah’ı anlamaya çalışırken tarih boyunca düştüğü pek çok tuzak vardır. Bu surede bize, bu tuzaklardan kaçınmamız gerektiği özellikle öğretilir. Her şeyden önce bilmeliyiz ki, Allah’ın yüceliği, insan aklının sınırlarının çok ötesindedir. O’nu anlamaya çalışırken, O’nun kavrayışımızı aşan bir kudrete, sonsuzluğa ve büyüklüğe sahip olduğunu unutmamalıyız. Allah, bir varlık olarak bizimle aynı düzlemde değildir. O, Mutlak Akıl’dır, her şeyin yaratıcısıdır. Onu anlamanın en derin yolu, O’nun varlığını kalbimizde hissetmek, O’na bağlanmaktır.

Allah her an yanımızdadır. Bizimle ilgilenir, her nefes alışımız O’nun izniyledir, varlığımızı O’na borçluyuz. O, kendisinden başka hiçbir şeyin tapılmaya layık olmadığı, mutlak teklikle hüküm süren Rabbimizdir. O’nun dışında ne varsa, sadece O’nun yarattığıdır ve hiçbir şey O’nunla kıyaslanamaz.

Allah, ezelden ebede kadar var olan, başlangıcı ve sonu olmayan, mutlak varlıktır. Zamanın ve mekânın sınırlarını aşan, tüm varoluşun kaynağıdır. Bizim bildiğimiz veya tahayyül edebileceğimiz hiçbir şeye benzemez. Onun sıfatları ve varlığı benzersizdir, eşi benzeri yoktur.

Varoluşun sırrı, evrenin birliğinde saklıdır. Allah’ın birliği, her şeyin özüdür. Evrenin tasarımında bir uyum varsa, bu Yaratıcının Birliği’nden gelir. Allah’ın yüceliğini ve birliğini anlamak, tüm varoluşun temel gerçeklerini kavramaktır.

O’nun birliğini ilan edin. Allah, her şeyden önce gelen ve her şeyin ardında duran Mutlak Gerçek’tir.

  1. Allah, Samed’dir, Mutlak’tır/ tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir;

Samed, Ebedi ve Mutlak demektir. Mutlak varlık ancak O’nda öngörülebilir ; diğer tüm varoluşlar geçici veya koşulludur; O, hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir, fakat bütün şahıslar ve şeyler O’na muhtaçtır.

  1. Doğurmamıştır ve doğurulmamıştır;
  2. Ve O’nun dengi ve benzeri yoktur.

Samed, yani ebedi ve mutlak olan Allah, varoluşun özüdür. O’ndan başka hiçbir şey gerçek mutlak anlamda varlık gösteremez. Evrenin her bir parçası geçici, gelip geçici bir gölgedir; yalnızca Allah, varlığını kendi kudretiyle sürdüren, her şeyin üstündeki Mutlak’tır. Hiçbir şeye muhtaç olmayan O’dur, fakat her varlık O’na muhtaçtır. Dağlar, denizler, yıldızlar, insanlar, bütün evren O’na bağlıdır, O’nun iradesiyle şekillenir.

Bu âyet, insanoğlunu çok eski bir tuzağa karşı uyarır. Her çağda ve her toplumda, Allah’ı kendi zihnimize, kendi bedenimize benzetme eğilimi sinsice var olmuştur. O’nu, kendi sınırlarımız içinde tasavvur etmeye çalışmak büyük bir yanılgıdır. Allah, insan aklının kavrayamayacağı kadar yücedir. O’nu anlamak, O’nun mahiyetini çözmek, sıradan akılla mümkün değildir. O, akıl ötesidir, her türlü tasavvurun çok ötesinde, mutlak bir gerçekliktir.

Bu surede dile gelen kelam, ilahi sözlerin en özlü, en esaslı halidir. Allah’ın birliğini ve yüceliğini en sade ve vurucu biçimde özetler. Tevhid’in derin anlamı burada saklıdır; Allah, birdir ve tektir. O’na denk hiçbir güç, hiçbir varlık yoktur. O’nu anlamak, tüm kainatın özüne varmak demektir.

Ikhlas, or Purity (of Faith).

In the name of Allah, Most Gracious, Most Merciful. 

  1. Say: He is Allah. the One and Only;
  2. Allah, the Eternal, Absolute;
  3. He begetteth not, nor is He begotten;
  4. And there is none like unto Him.