Duhan Suresi 44-64
Duhan Suresi 44-64 (Duman)
SEVGİ VE MERHAMETİ SONSUZ ALLAH’IN ADIYLA
- Ha. Mim.
- Apaçık beyan eden Kitab’a yemin olsun ki;-
- Biz onu mübarek bir gecede indirdik; çünkü biz her zaman kötülüklerden uyarmak/kötülüklere karşı uyarmak isteriz.
- O gecede her hikmetli iş ayırt edilir,
- Emrimizle, Huzurumuzdan. Çünkü biz vahiyler göndeririz,
- Rabbinden bir rahmet olarak: çünkü O, her şeyi işitir ve bilir.
- Eğer kesin olarak inanıyorsanız, göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabbidir.
- O’ndan başka ilah yoktur: O diriltir ve öldürür, – Size ve ilk atalarınıza Rab ve Rahim olan O’dur.
- Yine de şüphe içinde oynuyorlar.
- Sonra göğün bir çeşit duman veya sis çıkaracağı günü gözetle.
- İnsanları kuşatıp sarar: Bu bir Ağır Ceza olacaktır.
- Derler ki: “Rabbimiz! Bizden azabı kaldır, çünkü biz gerçekten inandık!”
- Kendilerine her şeyi apaçık açıklayan bir Elçi gelmişken, mesaj onlara nasıl tesir edecek?-
- Yine de ondan yüz çevirirler ve: “Başkaları tarafından eğitilmiş, cinnet geçirmiş bir adam!” derler.
- Biz azabı bir süreye kadar kaldıracağız, ama gerçekten siz yollarınıza döneceksiniz.
- Bir gün sizi şiddetli bir saldırı ile yakalayacağız: İşte o zaman mutlaka intikam alacağız!
- Onlardan önce Firavun’un halkını denedik de onlara çok şerefli bir elçi geldi.
- Şöyle seslenen: “Bana Allah’ın kullarını geri gönderin. Ben sizin için güvenilir bir elçiyim;
- “Ve Allah’a karşı kibirlenmeyin, çünkü ben size apaçık bir delille geldim.
- “Benim için , sizin beni incitmenize karşı, benim Rabbimin ve sizin Rabbinizin katında esenlik/güvenlik aradım./Beni incitmenize karşı benim Rabbime ve sizin Rabbinize sığındım.
- “Bana inanmıyorsanız, en azından kendinizi benden/benim yolumdan uzak tutun.”
- Ama onlar saldırganlaştılar, sonra Rabbine şöyle seslendi: “Bunlar gerçekten günaha düşmüş bir topluluktur.”
- Cevap geldi: “Kullarımla geceleyin yola çıkın; çünkü kesinlikle takip edileceksiniz/peşine düşüleceksiniz.
- “Denizi yarık bir karık olarak bırakın; çünkü onlar boğulmaya mahkum bir ordudur.”
- Ne çok bahçeler ve pınarlar bıraktılar,
- Ve mısır tarlaları ve asil binalar,
- Ve hayattan zevk aldıkları zenginlik ve kolaylıklar!
- İşte sonları böyle oldu! Ve biz o şeyleri başkalarına mirasçı kıldık!
- Ve ne gök, ne yer onların üzerine gözyaşı dökmedi ve onlara mühlet verilmedi.
- Biz daha önce İsrailoğullarını alçaltıcı azaptan kurtardık,
- Firavun tarafından cezalandırılmaktan, çünkü o aşırı zalimler arasında bile kibirliydi.
- Ve Biz onları önceden bile bile âlemlere üstün kıldık,
- Ve onlara, içinde apaçık bir imtihan bulunan âyetler verdik.
- Bu Kureyş’e gelince, onlar gerçekten şöyle derler:
- “İlk ölümümüzün ötesinde bir şey yoktur ve biz bir daha diriltilmeyeceğiz.
- “Öyleyse, söylediğiniz doğruysa, atalarımızı geri getirin!”
- Ne! Tübba kavminden ve kendilerinden öncekilerden daha mı hayırlıdırlar? Günah işledikleri için onları yok ettik.
- Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri boş bir oyun olsun diye yaratmadık:
- Biz onları ancak bir amaç/Hakk için yarattık: ama çoğu anlamaz.
- Muhakkak tasnif/ayrım günü, onların hepsi için belirlenmiş bir zamandır,-
- Hiçbir velinin müvekkiline/yakının yakınına hiçbir fayda sağlayamayacağı ve hiçbir yardımın da göremediği gün.
- Allah’ın rahmetine mazhar olanlar müstesna: Çünkü O, Aziz’dir, Rahim’dir.
- Muhakkak ki zakkum ağacı
- Günahkârların yemeği olacak,-
- Erimiş pirinç gibi; içlerinde kaynayacak.
- Kaynar suyun kaynaması gibi.
- Bir ses şöyle nida edecek: “Onu yakalayın ve onu alevli ateşin ortasına sürükleyin!
- “Sonra başına kaynar su azabını dökün,
- “Tadın bunu! Gerçekten kudretliydiniz, onur doluydunuz!
- “Gerçekten bu, şüpheye düştüğünüz şeydir!”
- Salihlere gelince, onlar emin bir konumdadırlar.
- Bahçeler ve Pınarlar Arasında;
- İnce ipek ve zengin brokarlar içinde karşı karşıya gelecekler;
- Bu yüzden; Onları güzel, iri ve parlak gözlü eşleriyle/arkadaşlarıyla/yoldaşlarıyla birleştireceğiz.
- Orada huzur ve güven içinde her türlü meyveyi isteyebilirler;
- Orada ilk ölümden başka ölümü tatmayacaklar. ve O, onları alevli ateşin azabından koruyacaktır,-
- Rabbinden bir lütuf olarak! bu en büyük başarı olacak!
- Muhakkak ki Biz, öğüt alsınlar diye bu Kur’an’ı senin dilinle kolaylaştırdık.
- Öyleyse bekle ve izle; çünkü onlar da bekliyorlar.

Dukhan, or Smoke (or Mist).
In the name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.
-
Ha Mim.
-
By the Book that makes things clear; —
-
We sent it down during a blessed night: For We (ever) wish to
warn (against Evil).
-
In that (night) is made distinct every affair of wisdom,
-
By command, from Our Presence. For We (ever) send
(revelations),
- As a Mercy from thy Lord: For He hears and knows (all
things);
- The Lord of the heavens and the earth and all between them,
if ye (but) have an assured faith.
- There is no god but He: It is He Who gives life and gives
death, –the Lord and Cherisher to you and your earliest
ancestors.
-
Yet they play about in doubt.
-
Then watch thou for the Day that the sky will bring forth a
kind of smoke (or mist) plainly visible,
-
Enveloping the people: This will be a penalty Grievous.
-
(They will say:) “Our Lord! Remove the Penalty from us, for
we do really believe!”
- How shall the Message be (effectual) for them, seeing that
an apostle explaining things clearly has (already) come to them,
—
- Yet they turn away from him and say: “Tutored (by others), a
man possessed!”
- We shall indeed remove the Penalty for a while, (but) truly
ye will revert (to your ways).
- One day We will seize you with a mighty onslaught: We will
indeed (then) exact Retribution!
- We did, before them, try the people of Pharaoh: There came
to them an apostle most honorable,
- Saying: “Restore to me the servants of Allah: I am to you an
apostle worthy of all trust;
- “And be not arrogant as against Allah: For I come to you
with authority manifest.
- “For me, I have sought safety with my Lord and your Lord,
against your injuring me.
- “If ye believe me not, at least keep yourselves away from
me.”
- (But they were aggressive:) Then he cried to his Lord:
“These are indeed a people given to sin.”
- (The reply came:) “March forth with my servants by night:
For ye are sure to be pursued.
- “And leave the sea as a furrow (divided): For they are a
host (destined) to be drowned.”
-
How many were the gardens and springs they left behind,
-
And corn fields and noble buildings,
-
And wealth (and conveniences of life), wherein they had
taken such delight!
- Thus (was their end)! And We made other people inherit
(those things)!
- And neither heaven nor earth shed a tear over them: Nor were
they given a respite (again).
- We did deliver aforetime the Children of Israel from
humiliating Punishment,
- Inflicted by Pharaoh, for he was arrogant (even) among
inordinate transgressors.
-
And We chose them aforetime above the nations, knowingly,
-
And granted them Signs in which there was a manifest trial.
-
As to these (Quraish), they say forsooth:
-
“There is nothing beyond death, and we shall not be raised
again.
-
“Then bring (back) our forefathers, if what ye say is true!”
-
What! Are they better than the people of Tubba and those who
were before them? We destroyed them because they were guilty of
sin.
- We created not the heavens, the earth, and all between them,
merely in (idle) sport:
- We created them not except for just ends: But most of them
do not understand.
- Verily the Day of Sorting Out is the time appointed for all
of them, —
- The Day when no protector can avail his client in aught, and
no help can they receive,
- Except such as receive Allah’s Mercy: For He is Exalted in
Might, Most Merciful.
-
Verily the tree of Zaqqum
-
Will be the food of the Sinful, —
-
Like molten brass; it will boil in their insides,
-
Like the boiling of scalding water.
-
(A voice will cry): “Seize ye him and drag him into the
midst of the Blazing Fire!
-
“Then pour over his head the Penalty of Boiling Water.
-
“Taste thou (this)! Truly wast thou mighty, full of honor!
-
“Truly this is what ye used to doubt!”
-
As to the righteous, (They will be) in a position of
Security,
-
Among Gardens and Springs;
-
Dressed in fine silk and in rich brocade, they will face
each other;
- So; and We shall join them to Companions with beautiful,
big, and lustrous eyes.
- There can they call for every kind of fruit in peace and
security;
- Nor will they there taste Death, except the first Death; and
He will preserve them from the Penalty of the Blazing Fire, —
- As a Bounty from thy Lord! That will be the supreme
achievement!
- Verily, We have made this (Koran) easy, in thy tongue, in
order that they may give heed.
- So wait thou and watch; for they (too) are waiting.