← Listeye Dön

Duhan Suresi

2025-04-20

kuranquranfurkan

Duhan Suresi 44-64

Duhan Suresi 44-64 (Duman)

SEVGİ VE MERHAMETİ SONSUZ ALLAH’IN ADIYLA

  1. Ha. Mim.
  2. Apaçık beyan eden Kitab’a yemin olsun ki;-
  3. Biz onu mübarek bir gecede indirdik; çünkü biz her zaman kötülüklerden uyarmak/kötülüklere karşı uyarmak isteriz.
  4. O gecede her hikmetli iş ayırt edilir,
  5. Emrimizle, Huzurumuzdan. Çünkü biz vahiyler göndeririz,
  6. Rabbinden bir rahmet olarak: çünkü O, her şeyi işitir ve bilir.
  7. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabbidir.
  8. O’ndan başka ilah yoktur: O diriltir ve öldürür, – Size ve ilk atalarınıza Rab ve Rahim olan O’dur.
  9. Yine de şüphe içinde oynuyorlar.
  10. Sonra göğün bir çeşit duman veya sis çıkaracağı günü gözetle.
  11. İnsanları kuşatıp sarar: Bu bir Ağır Ceza olacaktır.
  12. Derler ki: “Rabbimiz! Bizden azabı kaldır, çünkü biz gerçekten inandık!”
  13. Kendilerine her şeyi apaçık açıklayan bir Elçi gelmişken, mesaj onlara nasıl tesir edecek?-
  14. Yine de ondan yüz çevirirler ve: “Başkaları tarafından eğitilmiş, cinnet geçirmiş bir adam!” derler.
  15. Biz azabı bir süreye kadar kaldıracağız, ama gerçekten siz yollarınıza döneceksiniz.
  16. Bir gün sizi şiddetli bir saldırı ile yakalayacağız: İşte o zaman mutlaka intikam alacağız!
  17. Onlardan önce Firavun’un halkını denedik de onlara çok şerefli bir elçi geldi.
  18. Şöyle seslenen: “Bana Allah’ın kullarını geri gönderin. Ben sizin için güvenilir bir elçiyim;
  19. “Ve Allah’a karşı kibirlenmeyin, çünkü ben size apaçık bir delille geldim.
  20. “Benim için , sizin beni incitmenize karşı, benim Rabbimin ve sizin Rabbinizin katında esenlik/güvenlik aradım./Beni incitmenize karşı benim Rabbime ve sizin Rabbinize sığındım.
  21. “Bana inanmıyorsanız, en azından kendinizi benden/benim yolumdan uzak tutun.”
  22. Ama onlar saldırganlaştılar, sonra Rabbine şöyle seslendi: “Bunlar gerçekten günaha düşmüş bir topluluktur.”
  23. Cevap geldi: “Kullarımla geceleyin yola çıkın; çünkü kesinlikle takip edileceksiniz/peşine düşüleceksiniz.
  24. “Denizi yarık bir karık olarak bırakın; çünkü onlar boğulmaya mahkum bir ordudur.”
  25. Ne çok bahçeler ve pınarlar bıraktılar,
  26. Ve mısır tarlaları ve asil binalar,
  27. Ve hayattan zevk aldıkları zenginlik ve kolaylıklar!
  28. İşte sonları böyle oldu! Ve biz o şeyleri başkalarına mirasçı kıldık!
  29. Ve ne gök, ne yer onların üzerine gözyaşı dökmedi ve onlara mühlet verilmedi.
  30. Biz daha önce İsrailoğullarını alçaltıcı azaptan kurtardık,
  31. Firavun tarafından cezalandırılmaktan, çünkü o aşırı zalimler arasında bile kibirliydi.
  32. Ve Biz onları önceden bile bile âlemlere üstün kıldık,
  33. Ve onlara, içinde apaçık bir imtihan bulunan âyetler verdik.
  34. Bu Kureyş’e gelince, onlar gerçekten şöyle derler:
  35. “İlk ölümümüzün ötesinde bir şey yoktur ve biz bir daha diriltilmeyeceğiz.
  36. “Öyleyse, söylediğiniz doğruysa, atalarımızı geri getirin!”
  37. Ne! Tübba kavminden ve kendilerinden öncekilerden daha mı hayırlıdırlar? Günah işledikleri için onları yok ettik.
  38. Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri boş bir oyun olsun diye yaratmadık:
  39. Biz onları ancak bir amaç/Hakk için yarattık: ama çoğu anlamaz.
  40. Muhakkak tasnif/ayrım günü, onların hepsi için belirlenmiş bir zamandır,-
  41. Hiçbir velinin müvekkiline/yakının yakınına hiçbir fayda sağlayamayacağı ve hiçbir yardımın da göremediği gün.
  42. Allah’ın rahmetine mazhar olanlar müstesna: Çünkü O, Aziz’dir, Rahim’dir.
  43. Muhakkak ki zakkum ağacı
  44. Günahkârların yemeği olacak,-
  45. Erimiş pirinç gibi; içlerinde kaynayacak.
  46. Kaynar suyun kaynaması gibi.
  47. Bir ses şöyle nida edecek: “Onu yakalayın ve onu alevli ateşin ortasına sürükleyin!
  48. “Sonra başına kaynar su azabını dökün,
  49. “Tadın bunu! Gerçekten kudretliydiniz, onur doluydunuz!
  50. “Gerçekten bu, şüpheye düştüğünüz şeydir!”
  51. Salihlere gelince, onlar emin bir konumdadırlar.
  52. Bahçeler ve Pınarlar Arasında;
  53. İnce ipek ve zengin brokarlar içinde karşı karşıya gelecekler;
  54. Bu yüzden; Onları güzel, iri ve parlak gözlü eşleriyle/arkadaşlarıyla/yoldaşlarıyla birleştireceğiz.
  55. Orada huzur ve güven içinde her türlü meyveyi isteyebilirler;
  56. Orada ilk ölümden başka ölümü tatmayacaklar. ve O, onları alevli ateşin azabından koruyacaktır,-
  57. Rabbinden bir lütuf olarak! bu en büyük başarı olacak!
  58. Muhakkak ki Biz, öğüt alsınlar diye bu Kur’an’ı senin dilinle kolaylaştırdık.
  59. Öyleyse bekle ve izle; çünkü onlar da bekliyorlar.

Dukhan, or Smoke (or Mist). 

In the name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.

  1. Ha Mim.

  2. By the Book that makes things clear; —

  3. We sent it down during a blessed night: For We (ever) wish to

warn (against Evil).

  1. In that (night) is made distinct every affair of wisdom,

  2. By command, from Our Presence. For We (ever) send

(revelations),

  1. As a Mercy from thy Lord: For He hears and knows (all

things);

  1. The Lord of the heavens and the earth and all between them,

if ye (but) have an assured faith.

  1. There is no god but He: It is He Who gives life and gives

death, –the Lord and Cherisher to you and your earliest

ancestors.

  1. Yet they play about in doubt.

  2. Then watch thou for the Day that the sky will bring forth a

kind of smoke (or mist) plainly visible,

  1. Enveloping the people: This will be a penalty Grievous.

  2. (They will say:) “Our Lord! Remove the Penalty from us, for

we do really believe!”

  1. How shall the Message be (effectual) for them, seeing that

an apostle explaining things clearly has (already) come to them,

  1. Yet they turn away from him and say: “Tutored (by others), a

man possessed!”

  1. We shall indeed remove the Penalty for a while, (but) truly

ye will revert (to your ways).

  1. One day We will seize you with a mighty onslaught: We will

indeed (then) exact Retribution!

  1. We did, before them, try the people of Pharaoh: There came

to them an apostle most honorable,

  1. Saying: “Restore to me the servants of Allah: I am to you an

apostle worthy of all trust;

  1. “And be not arrogant as against Allah: For I come to you

with authority manifest.

  1. “For me, I have sought safety with my Lord and your Lord,

against your injuring me.

  1. “If ye believe me not, at least keep yourselves away from

me.”

  1. (But they were aggressive:) Then he cried to his Lord:

“These are indeed a people given to sin.”

  1. (The reply came:) “March forth with my servants by night:

For ye are sure to be pursued.

  1. “And leave the sea as a furrow (divided): For they are a

host (destined) to be drowned.”

  1. How many were the gardens and springs they left behind,

  2. And corn fields and noble buildings,

  3. And wealth (and conveniences of life), wherein they had

taken such delight!

  1. Thus (was their end)! And We made other people inherit

(those things)!

  1. And neither heaven nor earth shed a tear over them: Nor were

they given a respite (again).

  1. We did deliver aforetime the Children of Israel from

humiliating Punishment,

  1. Inflicted by Pharaoh, for he was arrogant (even) among

inordinate transgressors.

  1. And We chose them aforetime above the nations, knowingly,

  2. And granted them Signs in which there was a manifest trial.

  3. As to these (Quraish), they say forsooth:

  4. “There is nothing beyond death, and we shall not be raised

again.

  1. “Then bring (back) our forefathers, if what ye say is true!”

  2. What! Are they better than the people of Tubba and those who

were before them? We destroyed them because they were guilty of

sin.

  1. We created not the heavens, the earth, and all between them,

merely in (idle) sport:

  1. We created them not except for just ends: But most of them

do not understand.

  1. Verily the Day of Sorting Out is the time appointed for all

of them, —

  1. The Day when no protector can avail his client in aught, and

no help can they receive,

  1. Except such as receive Allah’s Mercy: For He is Exalted in

Might, Most Merciful.

  1. Verily the tree of Zaqqum

  2. Will be the food of the Sinful, —

  3. Like molten brass; it will boil in their insides,

  4. Like the boiling of scalding water.

  5. (A voice will cry): “Seize ye him and drag him into the

midst of the Blazing Fire!

  1. “Then pour over his head the Penalty of Boiling Water.

  2. “Taste thou (this)! Truly wast thou mighty, full of honor!

  3. “Truly this is what ye used to doubt!”

  4. As to the righteous, (They will be) in a position of

Security,

  1. Among Gardens and Springs;

  2. Dressed in fine silk and in rich brocade, they will face

each other;

  1. So; and We shall join them to Companions with beautiful,

big, and lustrous eyes.

  1. There can they call for every kind of fruit in peace and

security;

  1. Nor will they there taste Death, except the first Death; and

He will preserve them from the Penalty of the Blazing Fire, —

  1. As a Bounty from thy Lord! That will be the supreme

achievement!

  1. Verily, We have made this (Koran) easy, in thy tongue, in

order that they may give heed.

  1. So wait thou and watch; for they (too) are waiting.